Bir Bak Bakalım

18 Mayıs 2011 Çarşamba

Mourinho'ya 5 Maç Ceza


Avrupa futbolunu yöneten UEFA, Real Madrid takımının teknik direktörü Jose Mourinho'ya beş maç ceza verdi.


UEFA, kararın Mourinho'nun Barcelona yenilgisi sonrasında yaptığı 'uygunsuz açıklamalar' nedeniyle alındığını söyledi.

Gergin geçen Şampiyonlar Ligi yarı final karşılaşmasında ezeli rakipleri karşısında mağlubiyete uğrayan Jose Mourinho, maç sonrası açıklamalarında UEFA'nın Barcelona'yı kayırdığı imasında bulundu; UEFA'yı da yıllardır kendisine karşı tavır almakla suçlamıştı.

Disiplin Kurulu'nun bu kararı öncesi zaten bir maç sahaya alınmayan Mourinho'nun beşinci maç cezası, şimdilik ertelendi. Yani benzer bir suçu olmadığı sürece Portekizli teknik adam gelecek sezonun ilk üç maçını kaçıracak. UEFA disiplin kurulu Mourinho'yu ayrıca 50 bin euro (72.650 dolar) para cezasına çarptırdı.

Pinto'ya da ceza

Barcelona'nın yedek kalecisi Jose Pinto da aynı maç sırasında çıkan bir arbede dolayısıyla üç maç ceza aldı.
Dolayısıyla Pinto, takımının 28 Mayıs'ta Wembley Stadı'nda Manchester United'a karşı oynayacağı maçı kaçıracak.

Gerek Real Madrid gerekse Barcelona, karara karşı temyize gideceklerini duyurdu.
Bu Mourinho'nun UEFA ile ihtilafa düştüğü ilk vaka değil.

Bu sezon Ajax karşısındaki bir grup maçında iki oyuncusunun kasten kırmızı kart alacakları pozisyonlar yaratmasının arkasında olduğu iddiaları nedeniyle Mourinho iki maç ceza almış; temyiz başvurusu sonrası iki maç ceza bir maça, 40 bin euro cezası da 30 bine düşürülmüştü.

O dönemde Mourinho kararı 'madalya' kabul edeceğini, UEFA'nın kendisine ve diğer teknik direktörlere farklı standartlar uyguladığını söylemişti.

Portekizli teknik adam Chelsea'nin başında olduğu 2004-2005 sezonunda da tartışmaların odağında yer almış, Barcelona menajeri Frank Rijkaard'ın maç arasında hakemle konuştuğu yolundaki asılsız iddiaları nedeniyle iki maç ceza almıştı.

Uzayda bir 'su ayısı'


2007 yılında bilimsel adı 'tardigrade' olan, ama 'su ayısı' olarak da bilinen mikroskopik bir canlı türü, uzay ortamında sağ kalmayı beceren ilk hayvan olma ünvanına ermişti.

Uzayın oksijensiz boşluğunda -üstelik dondurucu bir soğukta- güneş rüzgarlarının radyoaktif etkisine karşı göğüs germek, her yiğidin harcı değil. Bilim dünyası, tardigrade'in bu yeteneğini daha ayrıntılı biçimde incelemek için kolları sıvadı.


Hafta başında bu mikroskopik astronot, Nasa'nın Endeavour mekiği ile bir kez daha uzay yolculuğuna çıktı.
Amaç, boyu bir milimetreyi bile bulmayan, fakat dünyanın en dayanıklı hayvan türü olarak tanımlanan 'su ayısının' yerküreden ayrılsa dahi yaşamayı nasıl sürdürdüğünü keşfetmek.


İtalyan Uzay Araştırmaları Merkezi tarafından desteklenen proje çerçevesinde uzay yolculuğunun organizmaları moleküler düzeyde nasıl etkilediğine dair yedi ayrı deney gerçekleştirilecek .
Bilim insanları, tardigrade DNA'sının bir değişikliğe uğrayıp uğramadığını merak ediyor. Ayrıca uzayın vakum etkisi altında kalmasına karşın, aşırı susuzluğa ve kozmik ışınlara yenik düşmemeyi nasıl becerdiği araştırılacak.
Tardigrade, mikroskop altında bakıldığında cüssesili bir ayıya benziyor. Karada olduğu kadar, denizde ve tatlı suda da yaşabilen çok küçük bir hayvan.


Genlerinin incelenmesi sonucu, önce tatlı suda ortaya çıkan tardigrade'in yüksek adaptason becerisiyle toprak üzerine de sıçradığı anlaşıldı.


Bu küçük hayvanın, yaşam şartlarının zorlaştığı durumlarda, en temel biyolojik ihtiyaçları dışında metabolizmasını tamamen uykuya yatırarak sağ kalma becerisi geliştirdiği söyleniyor.


Kaynak: BBC Türkçe

En Sevdiğim Şarkılar





Uzayın Derinliklerinden



Bırakın Futbol Konuşsun



Ülkemizde tarihi bir şampiyonluk yarışı, iki takımın muhteşem performanslarıyla devam ediyor. Kulübümüz Profesyonel Futbol Takımı ve Trabzonspor, gerçek futbolseverlere eşsiz bir futbol heyecanı yaşatıyorlar. Futbol Takımımızın her yıl şampiyonluk yarışının içinde olması ve her zaman zirveye oynaması, tüm Fenerbahçelilerin en büyük gurur kaynağıdır. Geçen sene şampiyonluk yarışında iddiası bulunmayan ancak kendileri ile son maçta berabere kalarak şampiyonluğu kaçırdığımız Trabzonspor, bu sene şampiyonluktaki rakibimiz olarak bize karşı mücadele ediyor. Biz, geçen sezon bize karşı mücadele eden Trabzonspor ile bu sezon şampiyonluk yarışında mücadele veren Trabzonspor arasında bir fark görmüyoruz. O Trabzonspor’un futbolcuları da sahada galibiyet için ter döküyorlardı bugün oynayanlar da. Rakiplerimiz değişiyor, şanlı formamızı taşıyan sporcularımız, camiamıza şampiyonluk mutluluğunu yaşatmak adına her sezon olduğu gibi bu sezon da canla başla mücadele ediyorlar.


Ancak üzülerek görüyoruz ki; sahadaki emek ve alın teri ile kazanılan mücadele, bazı kulüp yöneticileri, varlıklarını kulüp düşmanlıkları üzerinden sürdüren bazı medya mensupları, futbolu ve sporu sevgi, dostluk değil düşmanlık tohumları ekme aracı olarak gören bazı kişiler tarafından yok sayılıyor. Futbol, güzel bir oyundur. Taşıdığı evrensel niteliklerle, geniş kitleleri harekete geçiren, onları mutlu eden önemli bir spor dalıdır. Futbolda şiddete, yalana, sahtekarlıklara, siyasetin çıkmazlarına, kişilerin dokunulmazlıklarına, sınıf farklarına yer yoktur.
Futbol, herkes için futboldur.


Bizim de söyleyecek çok sözlerimiz olabilir, olacaktır da ancak yaşanan tarihi yarışı gölgelememek ve futbol sevgisi yoksunu çevrelerin tuzağına düşmemek için sabırla susuyoruz.


Şimdi, sırf popüler olmak, kendi çıkarlarını kollamak, medyadaki varlıklarını sürdürebilmek, kişisel husumetlerini kusmak adına, futbolu çirkinleştirmeye çalışanlara bir çağrıda bulunuyoruz;
"Bırakın futbol sahada oynandığı haliyle kalsın. Sizler de susun, o karanlık seslerinizi bir an olsun kesin ve tribünlerde marşlar şarkılar söyleyen taraftarların sesi duyulsun.


Hangi takım şampiyon olursa yalnızca o takımın emekçilerinin sevinç çığlıkları, taraftarlarının marşları ile onları alkışlayan futbolseverlerin sesleri duyulsun.

Artık yeter sizler de susun. Gerçek futbolseverlerin sesleri duyulsun!

FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ